CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Türkiye Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kıbrıs’la ilgili açılan bir soru önergesini yanıtladı.

Bağış, Annan Planı için yapılan referandumda, Kıbrıs Türk halkının dünyaya çok net mesaj verdiğini anımsatarak, referandum sonrası barış, huzur ve dünyayla entegrasyon isteyen ve istemeyen tarafların kim olduğunun da net bir şekilde ortaya çıktığını belirtti.

“Çözümden yana tavrımızla oluşan üstünlüğümüzü devam ettirmek durumundayız” diyen Bağış, bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat başkanlığında görüşmeleri sürdürmesini Türkiye olarak önemsediklerini ifade etti.

Bağış, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Kıbrıs konusunda her zaman çözümden, barıştan yana bir adım önde olduğunu ve bütün dünyanın bu gerçeği artık kabul ettiğini kaydederek, bu noktaya bir tek asker çekmeden, bir karış toprak vermeden, dik duruş, itibar ve milli onuru koruyarak geldiklerini belirtti.

Artık bütün dünyanın, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, haklılığını görmeye başladığını, ancak bu sürecin devamını da çok önemsediklerini vurgulayan Egemen Bağış, bu nedenle görüşmelerde bulunmaya, ortak akla ulaşmaya, makul ve kalıcı bir çözümü kurma yönündeki çabalarını sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti.

Bağış, iktidarları boyunca, hiçbir zaman ‘ver kurtulcu’ veya ‘teslimiyetçi’ bir anlayış gütmediklerini ve ulusal çıkarlardan taviz verilmediğini de vurgulayarak, “Kıbrıs, Türkiye’deki herkesin milli davasıdır ve Hükümetimiz de bu davaya sahip çıkmaya devam edecektir” görüşünü dile getirdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Nisan ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, ülke vatandaşlarının en temel demokratik hak ve hürriyetlerinden biri olan, seçme, seçilme hakları çerçevesinde gerçekleşeceğini de belirten Bağış, “Seçim sonuçları ne olursa olsun, Kıbrıs Türk halkının çözümden yana olmaya devam edeceğinden şüphemiz yoktur. Yine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilecek herhangi bir seçime Türkiye’nin müdahale etmesi, hiçbir şekilde Hükümetimizin politikalarını yansıtmamaktadır” dedi.

Bağış, Kıbrıs Türk halkının demokratik bir ortamda seçeceği yeni Cumhurbaşkanı kim olursa olsun, müzakerelere ve çözüme yönelik çeşitli politikaları olması ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu alandaki politikalarını kendi görüş ve önerilerine göre, görev ve yetkileri dahilinde yeniden şekillendirmesinin doğal bir demokratik sonuç olacağını da ifade ederek, Türkiye’nin, Avrupa Birliği’ne aday bir ülke olarak müzakerelerini yürütmeyi de sürdüreceğini hatırlattı.


Özellikle bu çerçevede değerlendirildiğinde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Avrupa Birliği üyesi olarak, Türkiye’nin adaylık sürecini istismar etmekten kaçınmadığının her adımda görüldüğünü vurgulayan Bağış, Kıbrıs’taki çözüm sürecinin, Türkiye’nin üyelik müzakereleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmasına karşın, çözüm adresinin Brüksel değil Lefkoşa olduğunun her fırsat ve platformda dile getirildiğini belirtti.

Bağış, “Rum Kesimi’nin, Kıbrıs sorununu Avrupa Birliği’ne havale ederek, yaptığı yanlışları Avrupa Birliği’ne düzelttirmek istemesi, yeni bir durum değildir. Ne var ki Avrupa Birliği’nde sağduyu ve uzak görüşlülük unsuru ağır basmaktadır. Birliğin Kıbrıs konusunda sağduyulu çizgisini 2010’da da korumasını beklemekteyiz. Avrupa Birliği, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çözüm isteğini, çabalarını yakından bilmektedir” dedi.

Bağış, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde çok kararlı adımlar atmasının da çözüm açısından Kıbrıs Türk halkının ne kadar istekli olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Kıbrıs konusunda garantör bir devlet olan Türkiye’nin, bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğini kaydeden Bağış, Kıbrıs konusunun Türkiye için sadece Birleşmiş Milletler çerçevesinde çözülebilecek bir konu olduğuna da dikkati çekti.

Bağış, iki toplum arasında yapılacak müzakerelere ve bu sürecin iki kesimlilik, siyasi eşitlik ve tarafların güvenliğini teminat altına alacak şekilde adil ve kalıcı bir çözüme destek vermeye devam edeceklerini vurguladı.
Genç bir devlet olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, demokratik alandaki başarısını bugüne kadar gerçekleştirdiği birçok seçimle ispatladığını da ifade eden Bağış, müzakerelere eşit olmayan şartlarda, dış müdahalelerin yapıldığı dönemlerde bile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin, Kuzey Kıbrıs’taki demokratik seçim sürecine ne söylem ne de fiilen bir müdahale arayışında olmadığını anımsattı.

Bağış, “Aksine Hükümetimiz, seçimler dahil, her tür demokrasi tecrübesinin çözüm sürecine giden yolda önemli bir kilometre taşı olduğunu düşünmektedir” dedi.

Τελευταία Ενημέρωση στις Δευτέρα, 08 Φεβρουάριος 2010 19:02 <.... Hits : 162 ....>